24 Kasım 2008 Pazartesi

O. ÇoCuKLaRı...

Filmi uzun zamandır download etmiş bekletiyorduk. Huyumuz kurusun işte, yerli filmlere ne yazık ki önyargılı yaklaşma ve yüksek beklenti eğilimi gösteriyoruz, çünkü zamanında ne hayallerle girdiğimiz sinema salonlarından sayısız hayal kırıklıklarıyla ayrıldık. Tabi; Güle Güle, Mustafa Hakkında Herşey, Anlat İstanbul, G.O.R.A, Vizontele gibi başarısı takdire şayan misaller hariç. Aslında seyirci olarak artık kadroya bakıp film hakkında ‘’iyidir’’ – ‘’kötüdür’’ yorumu yapabilir ve %70’in üzerinde isabet ettirebilir hale geldik. İşte, kadro konusunda benden olumlu oy alan, ve fakat önceliklerimiz nedeniyle bir süredir ‘’play’’ tuşuna dokunamadığımız bu filmi dün tükettik. Yorum konusunda pek de acımasız olmak istemiyorum ama, en çok beni rahatsız eden konulardan bir tanesi, zaten sınırlı sayıda İtalyanca repliği olan oyuncular (başta Özgü Namal), maalesef ödevlerine iyi çalışamamışlar. Bunun emek verilerek ve uzun süreler harcanarak yapılan bir film olduğunu unutup, canlı yayın bir talkshow programı olduğunu düşünmeye gayret edersem ancak bu başarısız aksan ve kötü ezbere ‘’eh, olur o kadar artık’’ diyebilirim. Ancak, konu üzerinde aylarca çalışılmış bir film olunca, insan bu rezalet aksan ve kötü dil yeteneğini göz ardı edemiyor maalesef. İtalyanca problemini bir tarafa bırakacak olursak, oyuncuların daha evvel sayısını dahi hatırlayamayacağım onlarca filmini, dizisini, tiyatrosunu ve TV programını izlemişken, bu filmde nedense hepsinde bir acemi tavır ve rolün oturmamış olduğu gerçekliğiyle karşı karşıya kaldım. Yeni nesil filmlerimizde, süprizli gelişme ve sonuç bölümlerine alıştırılmış olmamıza rağmen, nedense bu filmi izlerken beş-altı kare sonrasını şıppadanak tahmin edebilmem de aslında seyir sürecimi sıkıcı hale getirdi. Açıkcası film, iddialı ismi ve konusu itibariyle çok daha çarpıcı sahneleri hakkeden bir senaryo. Benim açımdan filmin sözel ve mesaj bazında en çarpıcı ve kayda değer bölümü, Demet Akbağ’ın, bir İtalyan-Türk melezi rolündeki Özgü Namal’a akvaryumun suyunu değiştirmesiyle, alışılmış hayatlara müdehale etmesinin benzerliğiyle ilgili sarfettiği anlamlı cümlelerdi. Gerisi hikaye. Artık kabahatli/ler kim bilemiyor, filmi arşive eklemek yerine sadece siliyorum.

Hiç yorum yok: